12. haftaya girdik.

En son 21 Kasım 2007’de yazmışım. Halbuki o zamandan bu yana neler neler gelişti. Bir kere bebeğim 12. haftayı bitirdi. Benim hiç durmayan mide bulantılarım da beni bitirdi. “Bir insanın midesi hiç durmadan kaç saat bulanabilir” başlıklı bir rekor aradım Guinness Rekorlar Kitabı’nda. Bulantılarım yüzünden gece uykularım bile kalitesizleşmişti. Son bir haftadır daha normal hale gelebildim. Bu durum nedeniyle de kendimi aylardır hamileymiş gibi hissediyorum.

 

Mide bulantımı geçiren tek şey tuzlu salatalık. Evet biraz şaşırtıcı ama, soğukluğu, sulu oluşu ve tuz mide bulantıma çok iyi geliyor. Kesinlikle et, balık, tavuk ve tatlı gıdalar tüketemiyorum. Sadece sebze yemekten mutlu oluyorum. Üç gün üst üste pırasa yediğimi gören arkadaşlarım artık şaşırmıyorlar duruma.

 

Yazmadığım bu sürede üç kez bebeğimi gördüm. İlkinde bir leke, ikincisinde tıpır tıpır atan bir kalpçik ve üçüncüsünde yan gelip yatmış bir fasulye tanesi. Üçünde de eşim ve kızım da yanımdaydı. 26 Aralık’ta cinsiyetini öğrenebileceğimizi söyledi sevgili doktorum.

 

Bu arada, hamile kalana kadar hiç aklıma gelmeyen yaşım, hamileliğimle birlikte yumruk gibi kafama indi. “İleri yaş gebelik” unvanına sahip olmam nedeniyle – bu arada yaş 37 olmuş haberim yok – amniyosentez yaptırmam gerekiyormuş. 14 Ocak Pazartesi günü için randevu alındı. O kadar bu tarihe kanalize oldum ki, henüz durumumdan keyif alamıyorum galiba. Bu tarih geldiğinde de hamileliğimin neredeyse yarısını anlamsız tasalarla geçirmiş olacağım.

 

Neyse, artık yeni halimin keyfini sürmeye başlasam iyi olur.

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !