Mart ayları benim için bir başka oluyor...

Bloğumu ilk kurduğumda Mart ayıymış. Aklıma yeni fikirler hep Mart'ta gelir. Sonra, bu ayda nedense bir yerlere gitme fikriyle yanıp tutuşurum. Diyet yapmak yine Mart ayında aklıma gelir (gerçi Nisan ayında aklımdan çıkar, o ayrı).

Acaba doğanın uyanışı mı beni heyecanlandırıyor? Mimozaların rengini dallarda görmek mi beni coşturuyor? Çiçekçi tezgahlarındaki laleler olabilir mi?

Bilemiyorum...

Orhan Veli'nin dediği gibi;

Beni bu güzel havalar mahvetti,
Böyle havada istifa ettim
Evkaftaki memuriyetimden.
Tütüne böyle havada alıştım,
Böyle havada aşık oldum;
Eve ekmekle tuz götürmeyi
Böyle havalarda unuttum;
Şiir yazma hastalığım
Hep böyle havalarda nüksetti;
Beni bu güzel havalar mahvetti. 
 

Yine bloğumu elime aldığımda Mart ayı olmuş. Her seferinde "bu kez daha sıkı tutacağım blogcağızımın elinden" diye söz verip, sözümden dönüyorum. Bu kez cümle içinde kullanmayacağım. Belki de başarırım.

"2012 benim yılım olmalı" demiştim 2011'in son günlerinde. "Kendimi daha çok sevmeli, kendim için birşeyler yapmalıyım", "zincirlerimi kırmalıyım bu yıl", "kendimle barışmalıyım" demiştim.

Mart ayı geldi bile. Geçen ilk üç ayda bir sürü yol katettim aslında. Kararlarımı aldım. Planlarımı yaptım. Harekete geçtim.

2012 benim yılım olacak...

 

 

Yorum Yaz
Arkadaşların Burada !
Arkadaşların Burada !